Thursday, December 17, 2009

Yalnizlasmak, kendinle kalmak, kendini anlamak vs

Yillar yillar evvel bir dizi seyretmistim. Bir Fransiz subayi ve bir Bedevi Reis'i arasindaki hikaye.

Bedevi Reis'i (daima mavi bir turban/posu takardi), Fransiz subaya colde kalmanin, mutlak sesssizlikte kendi sesini dinleyebilmenin cok buyuk bir nimet oldugundan bahsediyordu. Insan ancak kendi sesini duymaya baslayinca kendini taniyabilir, kim oldugunu bilebilirdi.

Bir bir arkadaslar uzaklasiyo. Her gidenin ardindan biraz daha kendimle kaliyorum. Hayalim bir vakit bir colde bir kac gece kalmak; tek basima. Derdimi dinleyen bir arkadas (ve kendi derdini de dinleyen yegane insan olan beni) gun asiri ariyor, halimi sormak istiyor. Nasil soylesem bilemiyorum: Ayni kisi tarafindan bir haftada ikiden fazla aranmaktan nefret ederim ben...

Cumartesi Araf'in son 50-60 sayfasini okumak icin Boston'a gitmeye niyetliyim. Belki o sokaklari da bulurum. Bakalim....

No comments: